Aile hekimliği uygulaması kapsamında, kişilerin düzenli izlem ve değerlendirmelerinin yapılması, sağlık hizmeti başvurularının kişinin sağlık geçmişine hâkim, hekim-hasta ilişkisinin karşılıklı güven içinde kurulduğu bir hekim vasıtasıyla çözülmesi ve yönetilmesi için her kişinin bir aile hekimi olması sağlanmıştır.
Uygulamaya ilk geçişte kişilerin aile hekimleri ikamet ettikleri yerleşim yerleri dikkate alınarak Bakanlıkça yapılmış, ancak kişilere aile hekimini seçme ve değiştirme hakkı tanınmıştır.
Mevcut durumda;
Yenidoğanlar ve henüz nüfusa kayıtlı olmayan bebek ve çocuklar annelerinin kayıtlı olduğu aile hekimine kayıt edilmektedir.
Kişiler, aile hekimini bölge sınırlaması olmaksızın seçebilmekte olup, kişilerce aile hekimliği hizmetlerine hızlı ve kolay erişim için yaşanılan yere yakın aile sağlığı merkezlerindeki aile hekimlerine kayıt olmak tercih edilmektedir.
Zorunlu haller dışında aile hekimi üç aydan önce değiştirilememektedir.
4000’in üzerinde nüfusu olan aile hekimlerine kayıt yapılamamaktadır. Bu durumda kişilere adreslerine en yakın ve nüfusu uygun bir diğer aile hekimine kayıt önerilmekte ve nüfusu yükselmiş aile hekiminin bulunduğu aile sağlığı merkezine yeni aile hekimliği birimi planlaması yapılarak aile hekimi başına düşen nüfus azaltılarak vatandaşlarımızın aile hekimi tercihlerine imkan sağlanmaktadır.
Aile hekiminizi, e-Devlet/e-Nabız uygulaması üzerinden aile hekimi sorgulaması yapılarak veya en yakın Aile Sağlığı Merkezi veya bulunulan ilçedeki Toplum Sağlığı Merkezi/İlçe Sağlık Müdürlüğüne bizzat başvurarak öğrenebilirsiniz.
Aile hekimi değişikliği için;
Bunun dışında sürekli ikamet ettiği bölgeden uzakta kalacak kişiler ve geçici süre ile Türkiye’de ikamet edecek kişiler, kendisine yakın konumdaki bir aile hekiminden misafir hasta uygulaması kapsamında sağlık hizmeti alabilmektedir. Yaz tatili, seyahat veya başka bir sebep ile başka bir yerleşim yerinde sağlık hizmeti ihtiyacı olduğunda ‘‘Misafir Hasta’’ tanımıyla o ildeki Aile Hekiminden sağlık hizmeti alınabilmesi mümkündür. Büyükşehir Belediyesi Kanununa tabi olan ilçeler misafir hasta uygulaması bakımından tek bölge kabul edilmekte olup, bu bölge içinde sağlık hizmet alma talebi misafir hasta uygulaması kapsamına girmemektedir. Kişilerin acil haller dışında öncelikle kendi aile hekiminden hizmet almak üzere planlama yapması yerinde olacaktır.
Eğer kişiler eski adreslerine yakın başka bir ilçeye veya mahalleye taşınmış ise aile hekimini değiştirme zorunluluğu bulunmamaktadır. İkamet değiştiğinde Sağlık Bakanlığı tarafından sistem üzerinde otomatik olarak aile hekimi değiştirilmemektedir. İkametgâh değişikliği durumunda aile hekimi değişikliği, kişinin talebine istinaden yapılabilmekte, ikametgâh değişikliğinin tespit edilmesi ancak 30 gün içinde kişinin talep etmemesi halinde ise ilgili Toplum Sağlığı Merkezi/ İlçe Sağlık Müdürlüğünce yapılabilmektedir. Kişiye bilgi verilerek ikametgâhına en yakın ve nüfusu en düşük aile hekimine kayıt edilebilmektedir.
Altı aydan kısa süreli ziyaret veya seyahat amacı hariç olmak üzere yurtdışına çıktıkları belge ve/veya kaynaklar ile tespit edilen kişilerin aile hekiminden kayıtları silinmekte ancak yurda döndüklerinin yine uygun belge ve/veya kaynaklar ile tespit edilmesi halinde yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde kendisine en yakın ve nüfusu en düşük aile hekimine kayıt edilmektedir.
Yaşanması arzu edilen bir süreç olmamakla birlikte, sağlık çalışanımızı korumak adına sağlıkta şiddet vakalarında kişilerin aile hekimi kayıtlarının değiştirilmesi söz konusu olabilmektedir.
Vatandaşlarımız Aile Sağlığı Merkezlerinin adres ve iletişim bilgilerine, İl Sağlık Müdürlüğü ve Aile Sağlığı Merkezlerine ait internet sitelerinden veya bulundukları ilçedeki Toplum Sağlığı Merkezi/İlçe Sağlık Müdürlüğünden ulaşabilmektedir.
Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.
Birinci basamak sağlık hizmeti, sağlığın teşviki, koruyucu sağlık hizmetleri ile teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada verildiği, bireylerin hizmete kolayca ulaşabildikleri, düşük maliyetle etkin ve yaygın sağlık hizmeti sunumudur.
2003 yılından itibaren uygulanmaya başlanan Sağlıkta Dönüşümün önemli bileşenlerinden biri olan aile hekimliği, birinci basamak sağlık hizmetinin çağdaş uygulama şeklidir.
2010 yılından beri ülkemiz genelinde uygulanmakta olan, aile hekimliği uygulaması ile;
Aile Sağlığı Merkezlerinde aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları tarafından, birinci basamak sağlık hizmetlerinden bireye yönelik koruyucu, tanı, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin verilmekte,
Toplum Sağlığı Merkezleri ve bağlı birimlerce, bölgesindeki topluma yönelik sağlıkla ilgili risk ve sorunları belirleyerek bunların düzeltilmesi ve/veya önlenmesi için çalışmalar yürütülmektedir.
Toplum Sağlığı Merkezleri, bölgesinde yaşayan toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek maksadıyla sağlıkla ilgili risk ve sorunları belirleyen, bunlarla ilgili düzeltici ve önleyici faaliyetleri gerçekleştiren; birinci basamak koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini koordine eden ve bu hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde sunulmasını izleyen, değerlendiren, denetleyen ve destekleyen; bölgesinde bulunan sağlık kuruluşları ile diğer kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlayan sağlık kuruluşlarıdır.
Aile hekimliği uygulaması ve bu uygulama ile birlikte yürürlüğe giren diğer hizmetler kapsamında, birinci basamak hizmet sunulan hizmet mekanlarının standartları yükseltilmiş, kişilerin sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırılmış, sunulan hizmetler nitelik ve nicelik olarak geliştirilmiştir.
Aile hekimliği uygulaması kapsamında
Aile hekimi başına ortalama 3000 kişi olacak şekilde aile hekimliği birimleri planlanmış olup, kırsal bölgelerde de bu nüfus dikkate alınarak bir veya daha fazla aile hekimliği biriminden oluşan aile sağlığı merkezleri oluşturulmuştur.
Hatta 3000 nüfusun altında bir nüfus olan ancak sağlık kuruluşlarına uzak ve ulaşım zorluğu olan yerleşim yerlerinde de tek birimli aile sağlığı merkezleri oluşturulmuş, bu birimlerdeki nüfusun az olması nedeniyle personel istihdamındaki zorluğu kaldırmak üzere zorunlu düşük nüfusu olan aile hekimliği birimlerinde görev yapacak personele ücret düzenlemesi yapılmıştır.
Aile sağlığı merkezi bulunmayan kimi yerleşim yerinde sağlık evlerinde diğer sağlık personeli ile sağlık hizmeti verilmesi sağlanmış ve sağlık hizmetine ulaşımın zor olduğu belde, köy, mezra, uzak mahalleler ve benzeri yerleşim yerleri için gezici sağlık hizmeti tanımı yapılarak, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanınca söz konusu yerleşim yerlerine periyodik aralıklar ile ulaşılarak hizmet verilmesi sağlanmıştır. Gezici sağlık hizmeti uygulaması mobil eczane uygulaması ile desteklenmiş, eczane bulunmayan yerleşim yerlerinde yaşayan kişilerin tedavisi için düzenlenen reçetelerin, eczacı odaları ve il sağlık müdürlükleri tarafından kurulacak sistem dâhilinde reçete sahibine ulaştırılması sağlanmıştır.
İhtiyacı olan bireylerin muayene, tetkik, tahlil, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyonlarının evinde ve aile ortamında yapılması, bu kişilere ve aile bireylerine sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin bir bütün olarak birlikte verilmesi amacıyla evde sağlık hizmetlerine ilişkin düzenleme yapılmış, hem birinci basamak hem de üst basamaklara ilişkin hizmetlerin koordineli şekilde verilmesi sağlanmıştır.
Cezaevi, çocuk ıslahevi, huzurevi, yetiştirme yurtları gibi kişilerin kayıtlı oldukları aile hekimlerine doğrudan başvuru imkânlarının olmadığı toplu olarak yaşanılan ancak tabibi olmayan kurumların talepleri üzerine bu kurum/kuruluşlarda periyodik aralıklar ile aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları tarafından hizmet verilmesi için yerinde sağlık hizmeti düzenlemesi yapılmıştır.
İş yerlerinden sağlık hizmeti almayı tercih eden vatandaşlarımız için de, aile sağlığı merkezleri dışında birinci basamak sağlık hizmeti veren; üniversiteler, askeri birlikler, hastaneler, kurum ve işyerlerindeki kurum hekimlerine aile hekimliği yetkisi verilmiş, aile hekimliği hizmetlerinden faydalanmaları sağlanmıştır.
Devlet hastanesi olmayan yerleşim yerlerinde entegre ilçe hastaneleri ve entegre sağlık merkezleri oluşturulmuş, buralarda koruyucu sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, muayene, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, doğum, ana çocuk sağlığı hizmetleri, ayakta ve/veya yatarak tıbbî ve cerrahî müdahale ile çevre sağlığı, adlî tabiplik ve ağız/diş sağlığı hizmetleri gibi hizmetlerin de verildiği, birinci basamak sağlık hizmetlerini yoğunlukla yürütmek üzere tasarlanmış entegre sağlık hizmetinin 7/24 olacak şekilde sunulması sağlanmıştır.
Aile hekimliği ile birinci basamakta sunulan koruyucu sağlık hizmetinin kapsamı da genişletilmiştir. Aşılama, gebe, lohusa, bebek ve çocuk takipleri, yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramalar (kanseri kronik hastalıklar, adölesan, erişkin, yaşlı sağlığı vb.) ile desteklenmiş, sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapmak, sağlığı geliştirici hizmetlerin sunulması sağlanmıştır.
Ayrıca hastalık riski taşımayan bireylerin bu risklerden uzak tutulması, risk altındaki bireylerin risklerinin azaltılması, mevcut hastalıkların erken tanı ve tedavisi ile kronik hastalıkların kalıcı hasar oluşturmalarının önlenmesi için, henüz bir hastalık belirtisi göstermeyen sağlıklı kişilerin, tarama testleri ve fizik muayene ile danışmanlık ve sağlık eğitimi yoluyla sağlıklarının korunmasına yönelik düzenli sağlık kontrolü olan periyodik sağlık muayenesi aile hekimliği hizmetleri kapsamına alınmıştır. Bu kapsamda 2015 yılında ilgili uzmanlık alanlarından akademisyenlerin katılımı ile uluslararası örnekler incelenmiş, ulusal sağlık istatistiklerimize istinaden sık görülen, en çok ölüme neden olan, komplikasyon ve sekellere yol açan hastalıklar dikkate alınarak “Aile Hekimliği Uygulamasında Önerilen Periyodik Sağlık Muayeneleri ve Tarama Testleri” rehberi yayımlanmıştır.
2023 yılına kadar aile hekimliği başına düşen nüfusun azaltılması ve ilgili uzman personel ve teknik desteğin sağlanması ile kronik hastalık yönetiminin aile hekimleri koordinasyon ve sunumunda yapılması, sağlığın geliştirilmesi ve teşviki hizmetlerine odaklı sağlık hizmeti sunulması bundan sonraki süreçte odaklanılan hizmetler olacaktır.
Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.
Kanser'de erken teşhis hayat kurtarır. Lütfen aile hekiminize başvurun.
Kurumumuzda 30-65 yaş arası kadınlara serviks (rahim ağzı) kanseri taraması yapılmaktadır. Aile hekiminize başvurabilirsiniz.
Kurumumuzda 50-70 arası herkese kolon (barsak) kanseri taraması yapılmaktadır. Aile hekiminize başvurabilirsiniz.
Aile Sağlığı Merkezimizin Yeni Görüntüleri
MOTOR VE ZİHİNSEL GELİŞİM
0-3 ay
• Kucağa alındığında kafasını dik tutabilir, yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir, ellerini yumruk haline getirebilir.
• 20-35 cm uzaklıktaki nesneleri net şekilde görebilirler.
• Başta insan yüzü olmak üzere hareket eden nesnelere odaklanabilir ve bu nesneleri takip edebilirler.
• Siyah-beyaz gibi zıt renklere ve geometrik şekillere sahip nesnelere bakmayı tercih ederler.
• Sesleri ayırt edebilir, ses düzeyi değişimlerini algılayabilirler.
• Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu arasındaki farkı ayırt edebilirler.
• Parlak bir ışık gibi güçlü uyaranlara yüz ifadeleriyle tepki verebilirler.
• Beklentiler oluşturmaya başlarlar (örneğin, anne memesini gördüğünde emme hareketleri yapmaya başlarlar)
3-6 ay
• Nesne ve oyuncakları yakalamaya, onlara uzanmaya, eline aldığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır.
• Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.
• Yüzleri tanırlar
• Farklı kişileri; görüntüleri, sesleri ya da kendisinde yarattığı hislere dayanarak ayırt edebilirler.
• Renkli görme tümüyle gelişir.
• Başkalarının yüz ifadelerini taklit edebilir ve tepki verebilirler, tanıdık seslere cevap verirler.
• Önünde olmayan nesnelere ulaşmak için çaba sarf ederler.
• Kısmen saklı nesneleri bulurlar.
• El ve ağzıyla dünyayı keşfetmeye başlarlar.
6-12 ay
• Oturabilir, emekleyebilir, tutunarak ayağa kalkabilir, 12. ayın sonuna doğru ayakta çok kısa süreli durabilir, ayakta tutulduğunda ayaklarını hareket ettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir.
• Elleri arasında oyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ile nesneleri gösterebilir.
12-18 ay
• Yürür, elinden tutulduğunda merdiven tırmanır, ayakta iken çömelebilir, ayağı ile topa vurabilir, yere doğru eğilir, destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıkla tutabilir.
18-24 ay
• Kapıyı açabilir, kendi başına merdivenden inip çıkabilir.
• Bir elini daha çok kullanmaya başlar.
• Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).
2-3 yaş
• Düşmeden koşabilir, bazı çizgileri taklit eder,
• Merdivenden rahatlıkla kendi başına inip çıkabilir,
• Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir, düğmesini açabilir,
• Üç tekerlekli bisikleti sürebilir,
• Tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir, bir bardak suyu taşıyabilir,
• Yürürken engelleri adım atarak rahatlıkla geçer, rahatlıkla çömelip kalkabilir, geri geri yürüyebilir.
3-4 yaş
• Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir,
• Ayakkabısını giyer, kendini doyurabilir, düz çizgi çizebilir, tek başına dolaşmaya çalışır,
• Çift ayakla 40 cm sıçrayabilir, öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir, çömelip kalkma hareketini rahatlıkla yapabilir,
• 40-50 cm den aşağı atlayabilir, tek ayakla sıçrayabilir, dans etme müzik ile beraber tempo tutma, zıplayan topu eli ile tutma, kâğıttaki şekilleri boyar, 3-4 renk eşleştirebilir, aynı kartları eşleştirebilir, bazı harfleri eşleştirebilir, artı eksi yapabilir.
4-6 yaş
• Makasla kağıtları kesebilir,
• Bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir, öğretilirse adını yazabilir, sek sek oynayabilir, üçgen ve kareyi kopyalar,
• Kendi giyinir kendi soyunur, ayakkabısını bağlar, yüzünü yıkar, dişini fırçalar,
• İki tekerlekli bisiklete binebilir, el becerileri gözle görülür bir şekilde gelişir.
DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
0-3 ay
• Sese karşı tepki verir, agulama şeklinde sesler çıkarabilir,
• Tanıdık kişi ve eşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder,
• Kendi kendine gülümseyebilir, müzik ve konuşmaya karşı tepki verir, kendi kendine oynarken bazı heceleri tekrarlar, dudakları ile p,b,m gibi harfleri çıkarmaya çalışır.
• Sese dikkatlerini verirler, geldiği yöne başını çevirirler.
• Diğer seslere kıyasla, insan seslerine daha çok dikkat ederler.
• Annelerinin seslerini diğer kişilerin seslerine tercih ederler.
3-6 ay
• Çevresinde konuşan kişileri arar, ağlarken konuşulunca rahatlar, agulama şeklinde iletişim kurar, yüksek sesle güler, kendine göre ağlama dışında heceler kullanır.
• Farklı sesler ile denemeler yaparlar, seslerle oynamaya başlarlar.
• Anne veya kendisine bakan kişiyle yüz ifadelerini ve sesleri kullanarak karşılıklı konuşurlar.
• Ana dilin seslerini ayrıştırabilirler
• Sohbetleri dinlerler.
• Duyguları, ses tonundan ayırt edebilirler.
• Mutluluğu ve memnuniyetsizliği ifade ederler.
• İsmine tepki verirler.
6-12 ay
• Annenin sesini taklit etmeye çalışır,
• “Cee” oyunu oynar, bazı eşyaları ses çıkartmak için kullanır,
• “Ma ma - da da” gibi sesleri rahatlıkla çıkarır,
• 12 aya doğru baba mama der, oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsa konuşmaya çalışır.
12-18 ay
• Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder, her gün gördüğü cisimleri adlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar,
• İnsanlar ile ilişki kurarken anlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar, ailenin öğrettiği kelimeleri kendi kendine tekrarlar,
• Onsekizinci aya doğru iki komutu üst üste anlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi)
18-24 ay
• İki kelimelik cümleler yapmaya başlar,
• Tanıdıklarının ismini bilir, isteklerini rahatlıkla ifade edebilir,
• İkiden fazla komutu anlar ve yerine getirir, yirmi dördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleri de konuşur.
2-3 yaş
• Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder,
• Reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar,
• Vücudunun parçalarını rahatlıkla tanır, bütün komutları yerine getirebilir, kelime hazinesi hızla artar.
3-4 yaş
• Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar,
• Kendine ait yaş, soyadı gibi özellikleri bilir, ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.
4-6 yaş
• Grup halinde olan konuşmalara katılır, hikâye ve masal anlatır,
• Sayı sayar, kelime hazinesi iyice artmıştır, sıfatları rahat kullanmaya başlar, cümle yapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer, isteklerini ayrıntıları ile anlatabilir.
SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ ÖZELLİKLERİ
0-3 ay
• Bebekler, kendi bedenlerini tanımaya çalışarak çokça vakit geçirirler
• Parmaklarını emerler
• Ellerini incelerler
• Bedeninde dokunduğunuz bölgeye bakarlar
• Diğerlerinden farklı bir kişi olduğunu fark etmeye başlarlar
• Bebekler diğer kişilerle de ilgilidirler ve kendisine bakım veren kişileri tanırlar
• Tanıdık bir yetişkin tarafından sakinleştirilebilirler
• Dokunulmaya olumlu tepki verirler
• Sakin ve uyanık haldeyken etkileşim kurmaya yatkındırlar
• Sosyal etkileşimden keyif alır ve gülümserler.
• Anneyi tanıyarak tepki verir, konuşulunca dinler, kucağa alınınca susar, nesneleri takip eder, gülümser.
3-6 ay
• Anne babasına sarılarak kucaklar, nesneleri ve yiyecekleri ağzına götürür, kendiliğinden gülümser, elini uzatır.
• Sosyal etkileşim başlatma sıklıkları artar.
• Cee oyunu oynayabilirler
• İsmi söylendiğinde dikkat gösterirler
• Gülüşleri sosyal bir anlam içermeye başlar
• Aynadaki görüntüleriyle ilgili olmaya başlarlar
6-12 ay
• Oyuncakları ile 10-15 dk oynar, ce oyunu oynar, karşılıklı oyun oynar, yabancıları tanır, tanıdıklarına ses çıkartır, anneden ayrı kalınca endişelenir, baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.
12-18 ay
• Kendi kendine bardakla su içebilir, kaşıkla yemek yiyebilir, oyuncaklar ile etkileşimi artar, giyimine yardım eder, müzik ile beraber tempo tutabilir, istemediği şeyleri belli eder, ayakkabı çorabını çıkarabilir.
18-24 ay
• Tuvaletini söyleyebilir, istendiğinde ufak komutları yerine getirerek erişkinler ile etkileşime girer, taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyu araba gibi sürmek gibi ), diğer çocuklara ilgisi artar, diğer çocuklar ile oyuncakları ile beraber oynar, oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır, rahat su içer, yemek yer.
2-3 yaş
• Evcilik oynar, ev işlerine yardım eder, çatal kullanır, giyimini kendi başına yapabilir, tuvaletini haber verir, bazı arkadaşlarına daha fazla ilgi gösterir.
3-4 yaş
• Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır, yetişkinlerin söylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar, oyunlarındaki kurallara uymaya çalışır, kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir, gece tuvalet kontrolünü sağlayabilir, el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.
4-6 yaş
• Sosyal hayata adapte olmaya çalışır, arkadaşları ile uyumu artar, TV da bazı programları takip eder, kendine has özellikler belirir, etrafla etkileşimi iyice artar, kendisi masal anlatabilir.
ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE GENEL BİLGİLER VE ÖZELLİKLER
Çocuk yetiştirmek en büyük sanattır. Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şey değildir. Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemlerini gözetip onların olaylar karşısındaki düşündükleri şeyler, tepkileri, yorumları, üzüntüleri, sevinçleri hesaba katmazlar. Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz Amerikalı bir sağlık mensubu şunu söylüyor acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardan çocukların etkilendiğini, bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum, anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onlar çocuk ne olacak ki diyorlar, ben buna dayanamıyorum, onlarında ruh dünyası var şeklinde yakınıyordu.
Hatta günümüzde bırakın ruhsal sorunları, 2000 yılına girdiğimiz bu günlerde, dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan, basit sağlık sorunlarından, kazalarda, salgın hastalıklarda, anne baba ihmaline bağlı nedenler ile hayatını kaybediyor.
Her bir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip, onların ruhsal sorunlarına inebilmek, ancak eğitim ve anne baba bilinçlendirilmesi ile olacaktır. Ayrıca çocukların yaşadıkları ortamların, çevre imkânlarının, devletin sağlayacağı imkânların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkili olabilmektedir.
Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun topluma hazırlanması büyük oranda, anne babanın hayatın ilk gününden itibaren çocuk ile etkileşimi, konuşmaları, eğitim açısından vermeye çalıştıkları, ev içerisindeki tutumları, etkili olmaktadır .
Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde sosyal, kişilik ve mental motor gelişimin olması ve sağlıklı bir psikolojik yapıya sahip olmaları için yapmaları gerekenler:
*Dengeli eğitim ve yönlendirme
*Anne babanın kendi aralarındaki söz ve davranış birliği
*Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırı disiplin uygulamalarından kaçınmaları
*Olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde davranış olarak tutarlı olmaları ve farklı farklı tepki vermemeleri
*Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılı olmaması
*Güzel ve faydalı şeylerde çocuğun davranışlarının onaylanması
*Hatalı durumlarda uygun bir şekilde cezalandırılmaları
*Yapılan yanlışları sadece kızarak değil nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları
*Onlara değer vermeleri
*Kişilik yapılarına saygılı olmaları
*Onlara söz hakkı tanımaları
*Sevildiklerini hissettirmeleri
*Onlara güven duygusunu aşılamaları
*Sosyal ve psikolojik gelişimini yakından takip etmeleri
*Gösterilen davranış problemlerine karşı duyarlı olmaları
*Kendi psikolojik çatışmalarını çocuklara yansıtmamaları ile daha sağlıklı çocuk yetiştirme mümkün olacaktır.